Duyuru Başlık:

DİVRİĞİ

DİVRİĞİ

 

Divriği ilçesi Hititlerden bu yana yerleşim merkezidir. Divriği ve yöresi, 7. yüzyılın başında Sâsânilerin istilasına uğramıştır. Heraklius’un bölgeyi Sâsâni yayılmasından kurtarmasının üzerinden çok geçmeden, yöre Arap ordularının saldırıları ve güneye yerleşmiş askeri kolonilerin akınlarının hedefi olmuştur Bizans İmparatoru III. Leon’un 700’lü yılların ilk çeyreğinde ikonları yasaklamasıyla gelişen “ikon kırıcılık,” din büyüklerinin resimlerinin yapılmasından hazzetmeyen Arap akınlarıyla daha da güçlenmiştir. Bir kolu Kapadokya’da, bir kolu Peri Çayı (Tunceli) civarında olan Pavlikian Mezhebi’nin önemli merkezlerinden biri de Divriği olmuştur.
Malazgirt Meydan Savaşı’ndan sonra Divriği, Türk egemenliğine girmiştir. Divriği’nin Alpaslan’ın komutanı Mengücek Gazi’ye verildiği ve Oğuzlardan Kayı, Bayat, Karaevli ve Akevli boylarının buraya yerleştiği bilinmektedir. Mengücek Gazi’nin oğlu İshak’ın 1142 yılında ölümü üzerine ikiye ayrılan Mengücek Beyliği’nin Divriği kolunu Süleyman Bey kurmuştur. Bu beylik kültürel alanda önemli gelişmeler göstermiştir. Divriği’deki son Mengücek Beyi Salih’e ait yazıt 1252 tarihini taşımaktadır.
1398’de Karyüllük Osman’ın Sivas Sultanı Kadı Burhanettin’i Zara ile Divriği arasında yenilgiye uğratıp öldürmesinden sonra yöreye egemen olan Osmanlı Beyi Yıldırım Beyazıt, Divriği Kalesi’ni Mısırlı Vali İbrahim Şuhri’nin oğlundan teslim almış, ancak 1401’de Timur’a karşı Memluk İmparatorluğu ile bir anlaşma yaparken bu kaleyi yine onlara bırakmak zorunda kalmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu’na geçtikten sonra Sivas Beylerbeyi’ne bağlı bir Sancak olarak yapılanan Divriği; Harput, Arapkir ve Zara yolu üzerinde önemli bir konaktır.
Divriği’nin yazılı tarih öncesi evrelerini anlamak bakımından İncilipınar Köyü’ndeki Sivrikaya ve Fero höyükler, Maltepe Köyü’ndeki Hornavil / Hornovil höyük bilinebilen odaklardır.
“Divriği” Adının Kaynağı
Divriği eski bir tarihe sahiptir. Hititler zamanından beri yerleşim alanı olarak bilinen Divriği’nin adı, Yunan yazmalarında Apbrike olarak geçmektedir. Roma Devrinde Teprice-Tefrike’dir. Bizans Devrinde Tepbrike olarak yaygın bir hal almıştır. Arap coğrafyacıları ise ilk kaynaklara uygun olarak kentin adını Abrik olarak saptamışlardır.
İbn Bibi’nin Selçukname’sinde, diğer bazı eser ve yazıtlarda “Divrik”tir. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde ilçenin adı bugünkü gibi “Divriği” olarak yazılmıştır.